Altın piyasasında fiyat ile büyük kurumların beklentileri arasındaki mesafe yeniden açıldı. Ons altın beş haftanın en düşük bölgesine gerilerken Goldman Sachs, UBS ve OCBC gibi kurumların yıl sonu tahminleri mevcut fiyatın üzerinde kalmaya devam ediyor.
Bu ayrışma, Fed'in 16 Eylül'de açıklayacağı faiz kararı öncesinde yatırımcıların karşısına yeni bir soru çıkarıyor: Son haftalardaki düşüş daha uzun bir satış döneminin başlangıcı mı, yoksa kurumların beklediği toparlanma öncesindeki düzeltmenin devamı mı?
Altın Yeniden 4.300 Doların Altına Indi
Altının ons fiyatı haftanın ilk işlem günündeki sert kaybın ardından Asya işlemlerinde 4 bin 300 doların altına geriledi ve yaklaşık 4 bin 287 dolar çevresini gördü. Böylece fiyat ağustos başından bu yana görülen en düşük bölgeye yaklaştı.
Ağustos sonunda 4 bin 600 doların üzerinde işlem gören altın, birkaç hafta içinde zirve bölgesinden yaklaşık yüzde 7 geri çekilmiş oldu. Eylül ayındaki kayıp ise yüzde 3'ü aşmış durumda.
Asıl Dikkat Çekici Fark Tahminlerde
Fiyattaki gerilemeye rağmen büyük yatırım kuruluşlarının yıl sonu beklentileri aynı hızda aşağı gelmedi. Bu nedenle piyasa fiyatı ile kurum tahminleri arasındaki fark yeniden büyümeye başladı.
Mevcut fiyatın yaklaşık 4 bin 287 dolar olduğu kabul edildiğinde, bazı tahminler yıl sonuna kadar yüzde 10'un üzerinde toparlanma ihtimaline işaret ediyor. Ancak kurumların kullandığı ekonomik senaryolar ve tahmin tarihleri birbirinden farklı olduğu için rakamların doğrudan kesin hedef olarak görülmemesi gerekiyor.
Goldman Sachs 4.900 Doları Koruyor
Goldman Sachs'ın son yayımlanan temel senaryosunda altının ons fiyatının 2026 sonunda 4 bin 900 dolara ulaşması bekleniyor. Bu seviye mevcut fiyatın yaklaşık yüzde 14 üzerinde bulunuyor.
Kurum, özellikle merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla devam eden altın alımlarını orta vadeli görünümün temel desteklerinden biri olarak görüyor. Yüksek fiyatlara rağmen resmi sektör talebinin tamamen ortadan kalkmaması bu görüşün merkezinde yer alıyor.
Ubs'nin Hedefi De Mevcut Fiyatın Üzerinde
UBS'nin yıl sonu altın tahmini 4 bin 600 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam mevcut fiyatın yaklaşık yüzde 7 üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor.
UBS'nin yaklaşımındaki dikkat çekici nokta ise kısa vadeli faiz baskısıyla orta vadeli altın görünümünü birbirinden ayırması. Kurum, daha yüksek reel faizlerin ve güçlü doların kısa vadede baskı yaratabileceğini kabul ederken altının portföy çeşitlendirme işlevinin değişmediğini savunuyor.
Ocbc Daha Temkinli Bir Yol Çiziyor
Singapur merkezli OCBC'nin (Oversea-Chinese Banking Corporation) son tahmin tablosunda yıl sonu için 4 bin 360 dolar seviyesi bulunuyor. Bu tahmin Goldman Sachs ve UBS'ye göre çok daha sınırlı bir yükseliş alanına işaret ediyor.
OCBC'nin temel senaryosu altındaki toparlanmanın düz bir çizgide gerçekleşmesini beklemiyor. Yüksek reel faizler ve Fed'in yeni sıkılaştırma ihtimali kısa vadede fiyatı sınırlarken, daha sonraki dönemlerde doların ve faiz baskısının hafiflemesiyle kademeli toparlanma öngörülüyor.
Üç Kurum Aynı Yöne Farklı Hızla Bakıyor
Tahminler arasındaki fark altın piyasasındaki belirsizliğin büyüklüğünü gösteriyor. Goldman Sachs daha güçlü bir yükseliş alanı görürken UBS daha ölçülü, OCBC ise yıl sonuna kadar çok daha sınırlı bir toparlanma öngörüyor.
Ancak üç senaryonun ortak tarafı mevcut 4 bin 300 dolar çevresinin üzerinde yıl sonu fiyatı beklemeleri. Bu durum son haftalardaki satışın kurumların orta vadeli ana senaryosunu henüz tamamen değiştirmediğini gösteriyor.
Fed Için Beklenti Birkaç Günde Değişti
Kısa vadeli tabloyu değiştiren asıl gelişme Fed beklentilerindeki hızlı dönüş oldu. Ağustos sonuna kadar faiz artışı konusunda çok daha düşük olasılıklar fiyatlanırken güçlü ekonomik veriler ve kalıcı enflasyon endişesi piyasanın beklentisini değiştirdi.
Fed'in bu haftaki toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali yüzde 90'ın üzerine çıktı. Dolayısıyla faiz artışı artık sürpriz senaryodan çıkıp piyasaların temel beklentisine yaklaşmış durumda.
Ubs Ilk Tepkinin Satış Olabileceğini Düşünüyor
UBS'ye göre Fed'in faiz artırması halinde altının ilk tepkisi aşağı yönlü olabilir. Daha yüksek reel faiz ve güçlü dolar, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde kısa süreli yeni satış baskısı yaratabilir.
Ancak kurum bu hareketin daha geniş toparlanma görünümünü tek başına bozmasını beklemiyor. Fed'in faizleri değiştirmemesi halinde ise piyasadaki yukarı yönlü tepkinin çok daha sert gerçekleşebileceği değerlendiriliyor.
Piyasa Fed Artışını Ne Kadar Fiyatladı?
Altın açısından kararın kendisinden çok piyasanın ne kadarını önceden fiyatladığı önem kazanıyor. Faiz artışı ihtimalinin yüzde 90'ın üzerine çıkması, yatırımcıların önemli bölümünün bu senaryoya şimdiden pozisyon aldığını gösteriyor.
Bu nedenle beklenen 25 baz puanlık artışın ardından satışın devam edip etmeyeceğini Fed'in vereceği ileriye dönük mesaj belirleyebilir. İkinci veya üçüncü faiz artışına açık kapı bırakılması altın üzerindeki baskıyı daha uzun süre taşıyabilir.
Tahvil Faizi Altının Karşısındaki Büyük Rakip
ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesini kısa süreliğine aşarak yaklaşık üç yılın en yüksek bölgesine çıktı. Bu gelişme altının karşı karşıya kaldığı fırsat maliyetini önemli ölçüde artırdı.
Yatırımcıların güvenli kabul edilen ABD tahvillerinden yüksek faiz elde edebilmesi, faiz getirisi olmayan altında pozisyon tutmanın kısa vadeli cazibesini azaltıyor. Fed'in vereceği mesaj tahvil faizlerinin yüzde 5 çevresinde kalıcı olup olmayacağı açısından da belirleyici olacak.
Fiyat Düşüyor Ama Fonlardan Para Çıkmıyor
Altın fiyatındaki son geri çekilmeye karşılık yatırım fonları tarafında farklı bir tablo bulunuyor. Ağustos ayında küresel altın fonlarına yaklaşık 18 milyar dolarlık giriş gerçekleşti ve bu rakam tarihin en güçlü aylık girişlerinden biri oldu.
Fonların elindeki fiziki altın miktarı 121 ton artarak 4 bin 189 tona ulaştı. Böylece fiyat eylül ayında gerilese de uzun vadeli yatırımcıların altın pozisyonlarında henüz geniş çaplı bir çözülme görülmedi.
Merkez Bankaları Da Oyunda Kalıyor
Altına yönelik yapısal talebin ikinci ayağını merkez bankaları oluşturuyor. Çin ağustos ayında rezervlerine yaklaşık 20 ton altın eklerken alım serisini 22'nci aya taşıdı.
Merkez bankalarının dolar ağırlıklı rezervleri çeşitlendirme eğilimi, altını geçmiş dönemlere göre faiz hareketlerine karşı daha dirençli hale getiren faktörlerden biri olarak görülüyor. Bu nedenle yüksek faiz tek başına uzun vadeli altın talebini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Hindistan Talebi Için Güçlü Dönem Yaklaşıyor
Yılın son bölümünde Hindistan'daki düğün ve festival sezonunun başlaması fiziki altın talebi açısından ayrı bir destek oluşturabilir. Çin'de yatırım amaçlı altın talebindeki hareket de kurumlar tarafından yakından takip ediliyor.
Fed sonrası fiyatların bir süre daha gerilemesi halinde Asya kaynaklı fiziki alımların hangi seviyede güçleneceği önemli olacak. Bu talebin zayıf kalması halinde kurumların iyimser tahminleri için önemli desteklerden biri eksilmiş olacak.
Gram Altın Için Tek Belirleyici Ons Değil
Türkiye'deki yatırımcı açısından kurumların ons altın hedefleri gram altına doğrudan aynı oranda yansımıyor. Gram altının fiyatında ons hareketinin yanında dolar/TL'nin seyri de belirleyici olduğu için iki piyasanın birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Ons altında Fed kaynaklı yeni bir düşüş görülürken dolar/TL'nin yükselmesi gram altındaki kaybı sınırlayabilir. Ons altında toparlanma ile kurdaki yükselişin aynı döneme denk gelmesi ise gram altında hareketi güçlendirebilir.
Fed Sonrası Ilk Hareket Yanıltıcı Olabilir
Altın piyasasında 16 Eylül kararının hemen ardından oluşacak fiyat hareketi tek başına yeni yönün başladığı anlamına gelmeyebilir. Fed kararları sonrasında ilk dakikalarda faiz, dolar ve tahvil piyasalarında hızlı pozisyon değişimleri görülebiliyor.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ilk fiyat hareketine değil, altının ertesi gün hangi seviyede tutunduğuna ve tahvil faizleriyle doların Fed mesajını nasıl fiyatladığına bakması gerekecek.
Altının Asıl Sınavı Karar Sonrasında
Bugünkü tablo altının kısa ve orta vadeli hikâyesinin birbirinden ayrıldığını gösteriyor. Kısa vadede yüksek faiz beklentisi, güçlü dolar ve tahvil getirileri baskı yaratırken büyük kurumların orta vadeli tahminleri henüz mevcut piyasa fiyatına kadar gerilemiş değil.
Fed'in daha fazla sıkılaşmaya işaret etmesi halinde kurumların yıl sonu hedefleri yeniden aşağı yönlü revizyon riskiyle karşılaşabilir. Buna karşılık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlandığı anlaşılır ve tahvil faizleri gevşemeye başlarsa 4 bin 300 dolar çevresindeki fiyat ile 4 bin 600–4 bin 900 dolar arasındaki tahmin farkı yeniden piyasanın ana tartışmasına dönüşebilir.