Yaban Mersininde 1,6 Milyar Euro’luk Fırsat

Yaban Mersininde 1,6 Milyar Euro’luk Fırsat
16px
32px

Türkiye’de yaban mersini, artan talep ve ihracat potansiyeliyle yeni tarım yatırımlarının dikkat çeken alanlarından biri haline geliyor. 

2022’de 5 bin saksıyla üretime başlayan Alova Farm, bugün 125 bin saksıya ulaştı. Yıl sonunda 200 bin saksıya çıkmayı planlayan şirket, iki yıl içinde yıllık 1.000 ton üretim hedefliyor. Alova Farm Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sarılgan, “Önümüzdeki sezondan itibaren hedefimiz üretimimizin yüzde 100’ünü ihraç etmek. En büyük pazarlarımız Avrupa ve özellikle İngiltere olacak” diyor.

Alova Farm’ın hikayesi Sarılgan’ın Yalova’daki arazisinde 10 dönümlük topraksız çilek serası kurmasıyla başladı. Ancak yüksek üretim maliyeti ve pazardaki fiyat yapısı onu farklı ürün arayışına yöneltti. Yurt dışındaki fuarlarda berry çeşitlerini inceleyen Sarılgan, yaban mersinindeki potansiyeli gördü ve üretimini bu alana kaydırdı.

5 binden 200 bine 

Büyümedeki kırılma noktası Letven Capital yatırımı oldu. 2022’de kurulan Alova Farm, 5 bin saksıyla başladığı üretimde üç yılda 125 bin saksıya çıktı. Yıl sonuna kadar 200 bin saksıya ulaşılması planlanıyor.

Sarılgan, “İki yıl sonra 1.000 ton meyve üretmeyi hedefliyoruz. Bu, Türkiye’de üretilen toplam yaban mersininin yüzde 10’unu tek başımıza karşılamak anlamına geliyor. Asıl hayalimiz üretimi 500 dönüme çıkarmak. Bu da 250 bin saksı ve 1.500 ton meyve demek” diye konuşuyor.

“LIDL bizi ziyarete geldi"



Sarılgan’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’de yaban mersini talebi geçen yıl yüzde 35 artarken üretimdeki artış yüzde 15’te kaldı. Kişi başına tüketimin Türkiye’de yaklaşık 100 gram, Avrupa’da ise 3 kilogram seviyesinde olduğunu belirten Sarılgan, büyüme alanının yalnızca iç pazarla sınırlı olmadığı görüşünde.

Şirketin ölçek kararını hızlandıran gelişmelerden biri de uluslararası perakendecilerden gelen talep oldu. Sarılgan, “Henüz 25 bin saksı seviyesindeyken Lidl bizi ziyarete geldi. Üretimi çok beğendiler ve ‘Birlikte iş yapalım’ dediler. Kapasite beklentilerini sorduğumda ‘Bize yıllık 5 bin ton lazım’ cevabını aldım. O dönem tüm Türkiye zaten 5 bin ton üretiyordu, bende ise sadece 100 ton mal vardı. İşte o an ‘Bizim hızla ölçeklenmemiz gerekiyor’ dedik” diye anlatıyor.

“Küresel partnerle çalışıyoruz"

Şirket, büyüme stratejisinin merkezine ihracatı koyuyor. Sarılgan, 2030 sonrasında Türkiye’de üretimin 20 bin tonlara ulaşacağını, artan arzla iç pazardaki fiyatların dengeleneceğini öngörüyor.

Bu nedenle uluslararası satış kanallarını şimdiden oluşturduklarını belirten Sarılgan, “2030 yılından sonra Türkiye’deki üretimin 20 bin tonlara geleceğini, iç pazarda fiyatların dengeleneceğini ve yurt dışı fiyatlarının daha yüksek kalacağını öngörüyoruz. Bu yüzden küresel bir partnerle çalışıyoruz. Önümüzdeki sezondan itibaren hedefimiz üretimimizin yüzde 100’ünü ihraç etmek. En büyük pazarlarımız Avrupa ve özellikle İngiltere olacak” diyor.

2 milyon dolarlık yatırım

Artan üretim kapasitesi şirketi paketleme tarafında da yeni yatırıma yöneltti. Alova Farm, yaklaşık 2 milyon dolarlık yatırımla yapay zeka destekli sınıflandırma ve ayıklama sistemlerinin kullanıldığı yeni bir paketleme tesisi kurdu. Saatte yaklaşık 2,5 ton kapasiteye sahip tesiste meyveler boyut, renk, sertlik, yüzey kalitesi ve dayanıklılık kriterlerine göre sınıflandırılıyor. Sarılgan, kapasiteyi daha da artıracaklarını söylüyor: “Önümüzdeki yıl 12’li hattan bir tane daha gelecek ve yıllık kapasitemiz 7 bin tona ulaşacak. Böylece aynı anda iki ayrı küresel müşteriye hizmet verebileceğiz.”

“4 yılda 200 bin ton"

Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç ise potansiyelin şirket ölçeğinin çok ötesinde olduğunu düşünüyor. Özellikle Karadeniz hattına dikkat çeken Kılıç, “Türkiye’nin yaban mersini üretiminde muazzam bir kapasitesi var. Kuzey şeridinde yer alan 8 ilimizde bu üretimi hakkıyla kurguladığımız takdirde sadece 4 yıl içinde 200 bin ton üretim hacmini rahatlıkla yakalarız. Artvin’den başlayıp bu tarafa doğru uzanan tüm Karadeniz hattında potansiyeli yüksek çok fazla alanımız var” diyor.

Kılıç’a göre asıl mesele bu doğal avantajı teknoloji ve sermayeyle birleştirmek. Bu noktada,  “Türkiye’nin problemi kaynağın azlığı değil çarpanın düşüklüğü. Çarpanı yükseltirsek doğal üstünlüğümüzü stratejik üstünlüğe dönüştürebiliriz. Artık ülkelerin gücü sadece ne kadar ürettikleriyle değil ürettiklerine ne kadar teknoloji, inovasyon ve katma değer kattıklarıyla ölçülüyor” diye konuşuyor.

1,6 milyar Euro ciro hesabı

Kılıç’ın ortaya koyduğu senaryoya göre 100 bin dönümlük alanda 200 bin ton yaban mersini üretimine ulaşılması yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım gerektiriyor. Kılıç, “Bu yatırım 3-4 yıl içinde kendisini tamamen amorti edebilir. Üçüncü yıldan itibaren 1,6 milyar Euro ciro ve 800 milyon Euro net kâr üretebilecek bir büyüklükten söz ediyoruz” diyor.

İkinci fon yolda

Letven Capital tarım yatırımlarında da yeni bir döneme hazırlanıyor. Kılıç, ilk yatırımını Temmuz 2021’de alan TARS Girişim Sermayesi Fonu’nun beş yılda 43 kat büyüdüğünü belirterek ikinci fonu hayata geçirmeye hazırlandıklarını açıklıyor.

Ayrıca Türkiye merkezli, bir ayağı Lüksemburg’da olacak yeni bir tarım teknolojileri fonu üzerinde çalışılıyor. Kılıç, “Temel amacımız Türkiye’de geliştirilen yerli tarım teknolojilerini yurt dışına taşımak, küresel arenadaki gelişmiş teknolojileri de buraya getirerek çift yönlü bir köprü kurmak. Yakın zamanda bu ortak fonu resmi olarak hayata geçirmiş olacağız” diyor.